Gündüzden geceye uzanan Çankırı yaşam sahnesinde Bar (mekan) son dönemde dikkat çeken başlıklardan biri haline geldi. Mekanlar, etkinlikler ve atmosfer bu yazıda.
bar; alkollü ve alkolsüz içeceklerin servis yapıldığı sosyal, ticarî mekanlardır. Barlarda genellikle kuru mezeler servis edilir. Meze ve yemek servisi yapılan barlar da mevcuttur. Genellikle barın kenarında sandalyeler veya tabureler bulunur. Bazı barlarda sahne bulunur ve sahneye müzik grupları, dansçılar veya komedyenler çıkabilir. Genellikle erkeklerin gittiği barlara Türkçede yaygın olarak birahâne denir.
Avustralya'da yalnızca erkeklerin gittiği barlar bulunmakla beraber, kadın ve erkeklerin gittiği barlar yani salon barlar da bulunmaktadır.
Türkiye'de barlar daha çok büyük şehirlerde yaygındır. Küçük şehirlerde ve kasabalarda ise genellikle sadece erkeklerin gittiği ve birahâne olarak anılan barlar bulunur. Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.
Araştırmalar gösteriyor ki, hindistan'da barlar genellikle Delhi,Mumbai gibi metropol şehirlerde bulunmaktadır. Ülkenin geri kalanında çok sayıda bar bulunmamaktadır. Genelde içkiler restoranlarda olduğu gibi servis edilmektedir. Günümüzde küçük şehirlerde de bar açılmaya başlanmasına karşın, küçük şehirlerdeki barların müşterileri genellikle erkeklerdir.
Kayıtlara bakıldığında, şarap barları 80'lerde Amerika'da talep görmemesine karşın 90'lı yıllara gelindiğinde ABD'de şarap barlarına yoğun bir ilgi oluştu. 2000'lerde bu ilgi doruğa ulaşmış durumdadır. Metropol şehirlerin kırsal bölgelerinde bulunan bu barlar tıpkı kahveler gibi insanların takıldıkları mekânlar haline geldi.
Bölgesel Etki Alanı
Sosyal antropolog Jentri Anders, incelediği ve içinde yaşadığı bir karşı kültür topluluğunda çok sayıda özgürlüğünün desteklendiğini fark etti: "kendi potansiyelini keşfetme özgürlüğü, kendi kendiliğini yaratma özgürlüğü, kişisel ifade özgürlüğü, zamanlamaktan özgürlük, sıkı tanımlanmış roller ve hiyerarşik statülerden özgürlük...". Ek olarak Anders, karşı kültür hareketinden bazı kişilerin çocukluk eğitiminin "estetik duyu, doğa sevgisi, müzik tutkusu, özyansıtma isteği ve açıkça işaretlenmiş bağımsızlık" ile yüreklendiren bir hâle değiştirilmesini istediler.
1960'lardaki karşı kültür, en çok Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'ta gelişip 1956 ve 1974 yılları arasında Batı dünyası çapında yayılmış bir kültürel harekete verilen isim. Hareket, ABD hükûmetinin Vietnam'a yaptığı askeri müdahale sırasında büyüdü. Dönemden birçok akademisyen, hareketinin 1956 ile 1972 yılları arasında doruğuna ulaştığını inanmaktadır.
2C-B, 1974'te Alexander Shulgin tarafından 2,5-dimetoksibenzaldehitten sentezlendi. İlk olarak psikiyatristler tarafından terapi sırasında yardımcı olarak kullanıldı. 2C-B'nin ilk ticari satışı ise afrodizyak olduğu iddia edilerek pazarlanması ile gerçekleşti ve Alman ilaç şirketi Drittewelle tarafından "Erox" adı altında üretildi. Birkaç yıl boyunca, Hollanda'da "Nexus" adı altında yasal olarak tablet formunda satılmıştır.
2C-B (2,5-dimetoksi-4-bromofenetilamin), 2C ailesine ait, halüsinasyonlara yol açan uyarıcı bir psikoaktif maddedir. İlk defa 1974 yılında Alexander Shulgin tarafından sentezlenmiştir ve Shulgin'in PiHKAL kitabında doz aralığı 12–24 mg olarak listelenmiştir. Uyuşturucu madde olarak 2C-B, bazen tablet olarak preslenen beyaz bir toz olarak satılır. Madde genellikle oral yoldan alınır, fakat burundan da çekilebilir veya buharlaştırılarak tüketilebilir.
20 Nisan 2017'de esrar kullanımının serbestleştirilmesi adına, “Hastayım Cannabis Oil İsterim”, “Elini Otumdan Çek Bana Onu Tabiat Ana Verdi”, “Alkol Sigara Öldürür Gannavuri İyileştirir” sloganları taşıyan pankartların kullanılarak Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi'nin önünde küçük bir grup tarafından bir eylem gerçekleştirilmiş ve avukat eşliğinde protestonun amacı basına duyurulmuştur.
Washington D.C'deki Ulusal Esrar Festivali 2016'dan beri devam ediyor ve canlı müzik ile eğitim oturumlarını içeriyor.[1] 20 Nisan 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
Bölgesel Etki Alanı
Araştırmalar gösteriyor ki, i̇talya'da barlar genel olarak kafelere benzer. Küçük şehirlerde barlar kafeler gibi sabah erken saatte açılıp erken saatte kapanırlar. Ancak tiyatro, sinema gibi yerlerin yakınında bulunan barlar daha geç saatlere kadar açık kalabilir. Milano, Roma, Cenova gibi büyük şehirlerde, daha büyük barlar bulunmaktadır. İtalyanlar akşamları 'aperitivo' dedikleri bir şeyler içmek ve atıştırmak için barlara giderler.
Belçika birçok bira ve alkol çeşidini barındıran bir ülkedir. İçki kültürünün bulunduğu ülkede, barlar (bazen kafe olarak da söylenir) tüm şehirlerde ve küçük yerleşim birimlerinde bulunmaktadır.
Günün sonunda Çankırı ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.
Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Çankırı'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.
Kaynaklara göre, bar; alkollü ve alkolsüz içeceklerin servis yapıldığı sosyal, ticarî mekanlardır. Barlarda genellikle kuru mezeler servis edilir. Meze ve yemek servisi yapılan barlar da mevcuttur. Genellikle barın kenarında sandalyeler veya tabureler bulunur. Bazı barlarda sahne bulunur ve sahneye müzik grupları, dansçılar veya komedyenler çıkabilir. Genellikle erkeklerin gittiği barlara Türkçede yaygın olarak birahâne denir.
Avustralya'da yalnızca erkeklerin gittiği barlar bulunmakla beraber, kadın ve erkeklerin gittiği barlar yani salon barlar da bulunmaktadır.
Türkiye'de barlar daha çok büyük şehirlerde yaygındır. Küçük şehirlerde ve kasabalarda ise genellikle sadece erkeklerin gittiği ve birahâne olarak anılan barlar bulunur. Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.
Hindistan'da barlar genellikle Delhi,Mumbai gibi metropol şehirlerde bulunmaktadır. Ülkenin geri kalanında çok sayıda bar bulunmamaktadır. Genelde içkiler restoranlarda olduğu gibi servis edilmektedir. Günümüzde küçük şehirlerde de bar açılmaya başlanmasına karşın, küçük şehirlerdeki barların müşterileri genellikle erkeklerdir.
Öne çıkan bilgilere göre, şarap barları 80'lerde Amerika'da talep görmemesine karşın 90'lı yıllara gelindiğinde ABD'de şarap barlarına yoğun bir ilgi oluştu. 2000'lerde bu ilgi doruğa ulaşmış durumdadır. Metropol şehirlerin kırsal bölgelerinde bulunan bu barlar tıpkı kahveler gibi insanların takıldıkları mekânlar haline geldi.
İtalya'da barlar genel olarak kafelere benzer. Küçük şehirlerde barlar kafeler gibi sabah erken saatte açılıp erken saatte kapanırlar. Ancak tiyatro, sinema gibi yerlerin yakınında bulunan barlar daha geç saatlere kadar açık kalabilir. Milano, Roma, Cenova gibi büyük şehirlerde, daha büyük barlar bulunmaktadır. İtalyanlar akşamları 'aperitivo' dedikleri bir şeyler içmek ve atıştırmak için barlara giderler.
Belçika birçok bira ve alkol çeşidini barındıran bir ülkedir. İçki kültürünün bulunduğu ülkede, barlar (bazen kafe olarak da söylenir) tüm şehirlerde ve küçük yerleşim birimlerinde bulunmaktadır.
1960'lardaki karşı kültür, en çok Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'ta gelişip 1956 ve 1974 yılları arasında Batı dünyası çapında yayılmış bir kültürel harekete verilen isim. Hareket, ABD hükûmetinin Vietnam'a yaptığı askeri müdahale sırasında büyüdü. Dönemden birçok akademisyen, hareketinin 1956 ile 1972 yılları arasında doruğuna ulaştığını inanmaktadır.
1960'lar geçince Vietnam'daki savaş, ırk ilişkileri, cinsel töreler, kadın hakları, geleneksel otorite usulleri, psikoaktif maddeler ile deneyim ve Amerikan Rüyası ile ilgili çelişkili bakış açılarına dair Amerikan toplumundaki yaygın gerilimler kamu meydanda giderek daha büyük bir rol oynadılar. Britanyalı grup The Beatles'ın pop müziği ve değişim ve deneyime vurgulu olan bir gençlik altkültürünün hızla evrimleşmesine yol veren hippi kültürünün eşzamanlı yükselişi gibi yeni kültürel şekiller ortaya çıktı. The Beatles'ın yanı sıra Birleşik Krallık ve Amerika'dan birçok şarkı yazarı, şarkıcı ve müzik grubu karşıkültür hareketini etkiledi.
1958'de Londra'daki Trafalgar Meydanı'nda bir sivil itaatsizlik eylemi olarak 60.000-100.000 barışsever öğrenci ve pasifist, sonradan "Ban the Bomb" ("bombayı yasakla") isimli bir dizi gösteri haline gelen bir protestoya toplandılar; bu toplantıdan ilk karşı kültür gruplarından ortaya çıktı. Barış sembolü bu Britanyalı grup tarafından tasarlandı ve bu sembol barış, özgürlük ve hippiliğin en çok tanınan sembolü olmuştur.