Gündüzden geceye uzanan Çankırı yaşam sahnesinde Restoran son dönemde dikkat çeken başlıklardan biri haline geldi. Mekanlar, etkinlikler ve atmosfer bu yazıda.
Kayıtlara bakıldığında, restoran yönetimi yapan birisine restorancı denir. Restoranlarda yemek yapmak üzerine profesyonelce çalışan kimselere aşçı denir. Birden fazla aşçı çalıştıran restoranlarda aşçıbaşı bulunabilir. Hatta büyük restoranlarda mutfak şefi ve onun altında birden çok aşçıbaşı çalışabilir.
Araştırmalar gösteriyor ki, restoran bir restorancı veya şube müdürü tarafından yönetilir. Restoran az veya çok personele sahip olabilir. Restoran personeli barmen, komi, şef garson, sommelier, garson, şef aşçı, mutfak şefi, mutfak bölüm şefi, aşçı, bulaşıkçı, pasta şefi, sote şef, yardımcı şef,mutfak tugayı'dır.
Eski çağlarda lokantalar yerine hanlar ve tavernalar kullanılmaktaydı ve bunlar genellikle yolculuk yapmakta olanlar için kurulmuşlardı. Çin'de de benzerleri kurulmuş olmasına rağmen; günümüz restoranları, işletmelerin sipariş üzerine yemek hazırlama ve satma işine girmesiyle, 18. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Osmanlılarda halka yemek hizmeti sunan aşevleri ve imaretler bulunuyordu. Aşevleri, İmparatorluğun son döneminde ortaya çıkacak olan batı tarzı lokantaların öncüsü olarak görülebilirse de, genellikle beslenme amacıyla gidilen bu mekanlar, değişik lezzet tatmak için gidilen lokantalardan farklıydı.
Araştırmalar gösteriyor ki, restoran veya lokanta, ücret karşılığında müşterilere yemek ve içecek hazırlanıp servis edilen yer. Çoğunlukla büyük bir yemek salonu ve mutfaktan meydana gelir. Sözcük, Fransızca restaurer ('restore etmek', 'canlandırmak') kelimesinden türemiştir.
Lokantalar çoğunlukla özel mülktür. Küçük işletme, aile işletmesi, ev işletmesi, franchising, şahıs işletmesi ve perakende zinciri olabilir. Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama teslimat servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır. Restoranlar halka açık alanlarda, alışveriş merkezi, iş merkezleri'nde yerleşebilir. Lokantalar görünümlerine ve sundukları yemek çeşitlerine göre farklılık gösterir. Araştırmalar gösteriyor ki, bazı lokantalar sundukları yöresel mutfaklarla, bazıları da servis anlayışlarıyla farklılık yaratırlar. Ucuz fast-food restoranları ve kafeteryalardan orta fiyatlı esnaf lokantası ve aile restoranlarına, yüksek fiyatlı lüks işletmelere kadar çok çeşitli mutfak ve hizmet modelleri bulunmaktadır. Son dönemlerde restoranlar drive-through, drive-in, take-away, yemek teslimi, yemek aboneliği, çevrimiçi yemek siparişi hizmetleri yaygın vermekdedirler.
Bölgesel Etki Alanı
Çankırı'da genellikle İç Anadolu Bölgesi'ne özgü iklim etkisi görünmektedir. Merkez, Ilgaz ve Yapraklı ilçelerinde kışlar serin, yazlar ılık geçerken, Çerkeş ilçesinde kışlar soğuk, yazlar ise serin geçmektedir.
i̇lde rastlanan başlıca av hayvanları, kurt, tilki, tavşan, keklik ve sincaptır. Uzun yıllar düzenli mücadele edilmediği için, yaban domuzu sayısından belirgin bir artış olmuştur. Fakat son yıllarda yapılan düzenli ve etkin mücadeleler nedeniyle, yaban domuzu sayısında belirgin bir azalma sağlanmıştır.
İşletme hakkını elinde tutan tütün mamulü, alkol ve alkollü içecek satışı yapmak isteyen kişi ve kuruluşların gece kulübü işletmelerinin işletmenin bulunduğu yerin merkez yönetiminden yetki belgesi alması ve işletmenin gerekli denetçilerce denetimine izin vermesi gereklidir. Yine bu yasanın uygulandığı ülkelerden olan Türkiye'de TAPDK izni olmaksızın alkol ve tütün ürünlerinin satışının olduğu mekânlara işletme hakkı verilmemektedir.
İlk gece kulüpleri 1840'larda ve 1850'lerde New York'ta ortaya çıktı. Canlı müzik, dans ve vodvil gösterileri için ulusal bir üne sahiptiler.
İlk gece kulüpleri 1840'larda ve 1850'lerde New York'ta ortaya çıktı. Canlı müzik, dans ve vodvil gösterileri için ulusal bir üne sahiptiler.
İşletme hakkını elinde tutan tütün mamulü, alkol ve alkollü içecek satışı yapmak isteyen kişi ve kuruluşların gece kulübü işletmelerinin işletmenin bulunduğu yerin merkez yönetiminden yetki belgesi alması ve işletmenin gerekli denetçilerce denetimine izin vermesi gereklidir. Yine bu yasanın uygulandığı ülkelerden olan Türkiye'de TAPDK izni olmaksızın alkol ve tütün ürünlerinin satışının olduğu mekânlara işletme hakkı verilmemektedir.
Şehir Perspektifinden Değerlendirme
Tarihsel veriler ışığında, restoran sözcüğü ise Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir sözcük (Fransızca: Restaurant) olup; "yenilemek", "onarmak" anlamlarına gelen restaurer kökünden gelmektedir. Kökün sözcükle çok ilgili olmayışını etimolof Sevan Nişanyan şöyle açıklamaktadır: Sözcük, 1765'te Paris'te M. Boulanger lokantasında cama asılan bir reklam cümlesinden alay yollu ortaya çıkmıştır.
Çankırı özelinde gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili yeni haberler ve güncellemeler, önümüzdeki günlerde haberimiz bölümünde yer alacak. Okuyucularımıza kapsamlı bir perspektif sunmak en önemli önceliğimiz.
Günün sonunda Çankırı ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.
Kaynaklara göre, restoran yönetimi yapan birisine restorancı denir. Restoranlarda yemek yapmak üzerine profesyonelce çalışan kimselere aşçı denir. Birden fazla aşçı çalıştıran restoranlarda aşçıbaşı bulunabilir. Hatta büyük restoranlarda mutfak şefi ve onun altında birden çok aşçıbaşı çalışabilir.
restoran bir restorancı veya şube müdürü tarafından yönetilir. Restoran az veya çok personele sahip olabilir. Restoran personeli barmen, komi, şef garson, sommelier, garson, şef aşçı, mutfak şefi, mutfak bölüm şefi, aşçı, bulaşıkçı, pasta şefi, sote şef, yardımcı şef,mutfak tugayı'dır.
Eski çağlarda lokantalar yerine hanlar ve tavernalar kullanılmaktaydı ve bunlar genellikle yolculuk yapmakta olanlar için kurulmuşlardı. Çin'de de benzerleri kurulmuş olmasına rağmen; günümüz restoranları, işletmelerin sipariş üzerine yemek hazırlama ve satma işine girmesiyle, 18. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Osmanlılarda halka yemek hizmeti sunan aşevleri ve imaretler bulunuyordu. Aşevleri, İmparatorluğun son döneminde ortaya çıkacak olan batı tarzı lokantaların öncüsü olarak görülebilirse de, genellikle beslenme amacıyla gidilen bu mekanlar, değişik lezzet tatmak için gidilen lokantalardan farklıydı.
Belirtmek gerekir ki, restoran veya lokanta, ücret karşılığında müşterilere yemek ve içecek hazırlanıp servis edilen yer. Çoğunlukla büyük bir yemek salonu ve mutfaktan meydana gelir. Sözcük, Fransızca restaurer ('restore etmek', 'canlandırmak') kelimesinden türemiştir.
Lokantalar çoğunlukla özel mülktür. Küçük işletme, aile işletmesi, ev işletmesi, franchising, şahıs işletmesi ve perakende zinciri olabilir. Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama teslimat servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır. Restoranlar halka açık alanlarda, alışveriş merkezi, iş merkezleri'nde yerleşebilir. Lokantalar görünümlerine ve sundukları yemek çeşitlerine göre farklılık gösterir. Tarihsel veriler ışığında, bazı lokantalar sundukları yöresel mutfaklarla, bazıları da servis anlayışlarıyla farklılık yaratırlar. Ucuz fast-food restoranları ve kafeteryalardan orta fiyatlı esnaf lokantası ve aile restoranlarına, yüksek fiyatlı lüks işletmelere kadar çok çeşitli mutfak ve hizmet modelleri bulunmaktadır. Son dönemlerde restoranlar drive-through, drive-in, take-away, yemek teslimi, yemek aboneliği, çevrimiçi yemek siparişi hizmetleri yaygın vermekdedirler.
Kayıtlara bakıldığında, restoran sözcüğü ise Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir sözcük (Fransızca: Restaurant) olup; "yenilemek", "onarmak" anlamlarına gelen restaurer kökünden gelmektedir. Kökün sözcükle çok ilgili olmayışını etimolof Sevan Nişanyan şöyle açıklamaktadır: Sözcük, 1765'te Paris'te M. Boulanger lokantasında cama asılan bir reklam cümlesinden alay yollu ortaya çıkmıştır.
Çankırı, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan aynı adlı ilin merkezidir. Çankırı'nın adı, Batılı kimi gezginler tarafından "Çangırı" ya da "Çengiri" biçiminde yazılmıştır. Önceleri Paflagonya'ya bağlıydı. Kent eski Gangra adlı kentin yerinde kurulmuştur. Sonra Pontus devletine, ardından da Galatya'ya bağlandı. Galatya hükümdarı Deiotarus, Gangra'yı merkez yaptı. MÖ 25'te Roma imparatorluğunun topraklarına katılan yöre, Bizanslılar zamanında bir ara sürgün yeri idi. Kimi kaynaklarda anılan Germanikopolis kentinin Gangra olduğu sanılıyor.
Emeviler zamanında İslam orduları birkaç kez bu toprakları ele geçirmeye çalışsalar da başarılı olamadılar. Çankırı ve çevresi, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Danışmendoğullarınca ele geçirildi.
Araştırmalar gösteriyor ki, antakya hükümdarı Bohemond, Selçuklular tarafından Malatya'da esir alınarak Niksar Kalesi'ne kapatılmıştı. Onu kurtarmak için 1101'de İstanbul'dan Raymond de Toulouse komutasındaki Haçlı ordusu yola çıktı. Amasya yakınlarında Selçuklu ordusuyla karşı karşıya gelen Haçlı Ordusu, bozguna uğradı. Ankara'yı aldıktan sonra Çankırı'ya yöneldilerse de kaleye giremediler. İoannis Komnenos şiddetli çarpışmalardan sonra kaleyi ele geçirebildiyse de, imparatorun ayrılmasının ardından Danışmendliler kenti yeniden aldılar. Belirtmek gerekir ki, daha sonra yöreye Selçuklular egemen oldul. Murad zamanında Çankırı ve çevresi Osmanlı topraklarına katıldı. Timur, 1402'de Çankırı'yı eski sahiplerine verdiyse de, 1439'da I.